Ceza Muhakemesinde Arama ve El Koyma Nedir? (CMK 116)

Arama ve el koyma; ceza muhakemesinde şüphelinin/sanığın yakalanması, suç delillerinin elde edilmesi veya müsadereye tabi malvarlığı değerlerinin koruma altına alınması amacıyla uygulanan en yaygın koruma tedbirlerindendir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 116 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

Kişi hürriyeti ve mülkiyet hakkına doğrudan müdahale oluşturan bu tedbirlerin uygulanabilmesi için kanunda belirtilen sıkı usul kurallarına ve ölçülülük ilkesine uyulması zorunludur.

Arama Kararı Verilmesinin Şartları Nelerdir?

Bir kimsede arama yapılabilmesi için kanunen şu üç temel ön şartın bir arada bulunması gerekir:

Adli Arama ile Önleme Araması Arasındaki Fark Nedir?

Arama, amacına göre ikiye ayrılır:

Kritik Kural: Konutta, yerleşim yerinde, kamuya açık olmayan kapalı alanlarda ve bunların eklentilerinde kesinlikle önleme araması yapılamaz. Bu yerlerde ancak adli arama şartları varsa arama yapılabilir.

Arama Kararını Hangi Makam Verir?

Arama tedbirinde yetkili makam kural olarak hâkimdir:

Arama Tanıkları (İhtiyar Heyeti veya Komşu Şartı)

Cumhuriyet savcısı hazır bulunmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde yapılan aramalarda; o yerin ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin arama sırasında hazır bulundurulması kanuni bir zorunluluktur.

Üst Araması ve Beden Muayenesi Ayrımı

Arama sırasında kişinin vücuduna yapılan müdahalenin sınırı hukuki niteliği değiştirir:

El Koyma Tedbiri ve Hâkim Onayı Süreci (CMK 127)

İspat aracı olarak yararlı görülen veya müsadereye tabi eşya ve malvarlığı değerleri el koyma tedbiriyle muhafaza altına alınır.

Bilgisayarlarda, Yazılımlarda ve Kütüklerde Arama ve El Koyma (CMK 134)

Şüphelinin kullandığı bilgisayar, bilgisayar programları, cep telefonu ve dijital kütüklerde arama yapılması özel şartlara bağlanmıştır:

Bu hallerde hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından dijital verilerde arama yapılmasına ve kopyalama (imaj alma) yapılmasına karar verilir. Savcı tarafından verilen karar 24 saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim 24 saat içinde onaylamazsa çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhal imha edilir.

Hukuka Aykırı Arama ve Sonuçları (Hukuka Aykırı Delil)

Arama kararının, emrinin veya uygulanış biçiminin kanuna aykırı olması durumunda arama "hukuka aykırı" hale gelir.

1. Ceza Muhakemesi Yönünden Sonucu:

Anayasa’nın 38/6. maddesi ve CMK’nın 217/2. maddesi uyarınca, hukuka aykırı arama sonucu elde edilen deliller "hukuka aykırı delil" niteliğindedir. Bu deliller yargılamada hükme esas alınamaz, sanık aleyhine kullanılamaz.

2. Ceza Hukuku (Suç) Yönünden Sonucu:

Hukuka aykırı olarak bir kimsenin üstünü veya eşyasını arayan kamu görevlisi (polis, jandarma vb.), Türk Ceza Kanunu’nun 120. maddesi uyarınca "Haksız Arama Suçu" (3 aydan 1 yıla kadar hapis) işlemiş olur. Konut ve işyerlerinde yapılan hukuka aykırı aramalar ise TCK m. 116 ve 119/1-e kapsamında "Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu" oluşturur.

Ceza Davalarında Arama ve El Koyma İşlemlerine İtiraz

Arama ve el koyma işlemleri sırasında yapılan usulsüzlükler, dava sürecinde elde edilen delillerin geçersiz sayılması ve beraat kararı alınması açısından en kritik savunma noktalarından biridir. Arama kararlarına itiraz edilmesi, el konulan eşyaların iadesinin sağlanması ve hukuka aykırı delillerin dosyadan çıkartılması için sürecin tecrübeli bir ceza avukatı tarafından takip edilmesi büyük önem taşır.