Uyuşturucu dosyalarında en zor soru çoğu zaman fiile değil, fiilin amacına ilişkindir: "Kullanma mı, ticaret mi?" Aynı maddi görünüm (satın alma–kabul etme–bulundurma) iki farklı suç tipinin kesişim alanına girebilir. Ayrımı belirleyen esas nokta ise manevî unsurdur. Bu nedenle uygulamacı, dosyadaki olguları tek tek değil, bütüncül biçimde okuyarak hukuka uygun deliller üzerinden denetlenebilir bir çıkarım zinciri kurmak zorundadır.
Tam da bu ihtiyaca cevap vermek üzere hazırlanan kitap; önce ayrımın genel çerçevesini ve uygulamadaki riskleri netleştirmekte, ardından fiziki emarelerden ticaret organizasyonuna, kullanıcı profili göstergelerinden iletişim/takip/tutanak delillerine kadar uygulamada esas alınan kriterleri sistematikleştirmektedir. Daha sonra ise bu kriterlerin nasıl kullanılacağı ele alınmakta ve delilleri listeleme, hukuka uygunluk denetimi, delilleri çaprazlama, çelişkileri yönetme, denetlenebilir gerekçeli hüküm kurma kriterleriyle yöntem somutlaştırılmaktadır.
Ceza Genel Kurulu kararları üzerinden seçilmiş vaka analizleriyle kriterlerin somut olayda nasıl uygulandığına yer verilmiş, ayrıca emsal kararlar da eklenmiştir. Tüm bu kararlarının tam metinlerine karekodla erişim imkanı sağlanmıştır. Ayrıca, kitabın başına -içindekiler kısmından sonra- bir karar haritası yerleştirilmiştir. Böylece uygulamacı aradığı emsal kararı rahatlıkla bulabilecektir.
Kitap; hâkim, savcı, avukat ve akademik çalışma yapan herkes için uyuşturucu dosyalarında sonuca ulaşmak kadar, sonucu doğru gerekçelendirmek isteyenlere pratik bir değerlendirme standardı sunmaktadır.
Suç ve yargılama hukukunun temel konuları; suçun unsurları ve özel görünüş şekilleri, suç tanımları, ispat ve delillerdir. Ancak suç hukuku da hukukun özel bir alanı olup, öncelikle hukukun genel teorisini ve hukuk normlarının nasıl uygulanacağını bilmek gerekir.
Bir ceza hukukçusunun bu kitabı eline aldığında, suç hukukunun tüm temel konularını uygulayacak beceriyi kazanması amacıyla hazırlanan eserin girişinde, suç ve yargılama hukuku normlarının nasıl uygulanacağı ele alınmıştır. Eserin ilk kısmında, suç genel teorisinin konuları olan suçun unsurları ve özel görünüş şekilleri incelenmiştir. İkinci kısımda Türk Ceza Yasası'nda tanımlanan ve uygulamada sık karşılaşılan suçlar ele alınarak; her suçun başında madde metni ve madde gerekçesine yer verilmiş, suçun unsurları, özel görünüş şekilleri ve suçla ilgili özel hususlar inceledikten sonra, her suçun ispatı ve delillendirilmesinde önemli noktalara değinilmiştir. Daha sonra ise her suçun sonunda, Yargıtay uygulamasını yansıtan örnek özet kararlara yer verilmiş olup, bu kararlar suçun uygulamasının her yönünü yansıtması amacıyla özenle seçilmiştir. Eserin son kısmında ise ceza yargılaması bağlamında bir suçun nasıl ispat edileceği ve uygulamada en çok karşılaşılan deliller ele alınmıştır.
Eserde; 1500'ü Yargıtay kararları olmak üzere, yaklaşık 4000 atıfa yer verilmiştir.
İspat, yargılamanın temel konularından birisi ve aynı zamanda amacıdır. Aslında ceza yargılamasında maddi olayın ispatı, hukuksal bir sorun değildir. Her şeyin delil olabileceği vicdani delil sistemi benimsenmiştir. Bu nedenle bu iki konu, genellikle yüzeysel incelenmiştir. Halbuki hukuk bir bilimdir. Bilimde, bilimsel yöntemler kullanılır. Aynı zamanda hukukun "tek/aynı" uygulanması amacı söz konusu olduğundan yöntemsel tutarlılık gerekir. Nasıl hukuk normlarının yorumu açısından genellikle pozitif bir düzenleme olmamasına rağmen belirli yorum yöntemleri kullanılıyor ve yorumcu değişse de aynı sonuca varılması isteniyorsa, maddi olayın ispatında da belirli yöntemler izlenmeli ve karar verici değişse de aynı sonuca varılmalıdır. Aksi halde sanığın tek şansı veya şanssızlığı yargıcın kişiliği olur.
Diğer yandan, her maddi olay farklı olsa da benzer olaylarla karşılaşılmakta ve bu benzerlikler benzer sonuçlara yol açmaktadır. Benzer suçlarda benzer deliller kullanılmakta, değerlendirilmekte ve hükümler oluşturulmaktadır. Ülkemizde profesyonel yargıçlar söz konusu olduğundan bu benzerlikler uygulamaya oldukça etki etmektedir. Yalnızca somut deliller değil, soyut düşünme yöntemleri de benzeşmekte, Yargıtay bu benzeşmelerden kriterler oluşturmakta ve bunlar dosyalarda uygulanmaktadır. Sözgelimi, fail ile mağdur arasında iftira atmayı gerektirecek derecede husumet bulunup bulunmadığı veya failin eyleme kendiliğinden son verip vermediği ya da ele geçirilen madde miktarı ve niteliği gibi bazı kriterler, hüküm kurmada en etkili delillerden olabilmektedir.
Hukuk; yalnızca normlardan ibaret soyut kurallar değil, aynı zamanda mahkemelerin uyguladığı ve insanların yaşamına etki eden somut olgulardır. Bu nedenle hem her olayda uygulanacak ispatlama kural ve yöntemlerini hem de uygulamada kullanılan delilleri ele alan bu kitapta; hemen her temel ve tartışmalı konuda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararları kullanılmıştır.
Hukuk uygulaması, Yargıtay'ın yerleşik kararları çerçevesinde şekillenmektedir. Ancak bu yerleşik kararlar, Anglo-Sakson hukuk sistemindeki veya bir kısım Avrupa ülkelerindeki gibi dava isimleriyle anılmadığından ve dolayısıyla da akılda kalıcı olmadığından, uygulamacılar tarafından tam anlamıyla bilinememektedir.
Ceza hukukunun sıklıkla karşılaşılan hemen her alanında Yargıtay'ın yerleşik uygulamasını gösteren kararları, sistematik bir şekilde bir arada sunan eser için toplam 31.560 adet karar incelenmiş, bunlardan yalnızca yerleşik olduğu belirlenen kararlar seçilmiştir. Kitapta kararların yalnızca ana fikir veren kısımlarına yer verilmiş, tam metinlere ise karekod uygulamasıyla erişim imkanı sağlanmıştır.
Ceza hukuku genel hükümler, en çok işlenen suçlar ve ceza muhakemesi hukuku olmak üzere üç ana kısma ayrılan kitapta; ilke niteliğinde olan ve uygulamaya yön veren kararların önemi göz önünde tutularak, ceza hukuku genel hükümler ve ceza muhakemesi hukuku kısımlarında yalnızca Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına yer verilmiştir. En çok işlenen suçlar kısmında ise suçun unsurları ve sair genel hususlara ait Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarından sonra, uygulamada karşılaşılan suçun her yönüne ilişkin Özel Daire kararlarına da yer verilmiştir.
Kitapta, aranan her konu ve karara rahatlıkla erişilebilmesi amacıyla, "Karar Dizini"ne kitabın başında yer verilmiştir.