Tekirdağ Ceza Avukatı & Ceza Hukuku Danışmanlığı | ŞEN Hukuk Bürosu
Ceza hukuku; bireylerin özgürlüğünü, haklarını ve itibarını doğrudan etkileyen, telafisi imkânsız sonuçlar doğurabilen en kritik hukuk alanıdır. Soruşturma aşamasında yapılan tek bir usul hatası veya eksik savunma, yargılamanın tüm seyrini değiştirebilir. ŞEN Hukuk Bürosu olarak, İstanbul ve Tekirdağ’da edinilen akademik tecrübe ile ceza yargılamasının her aşamasında şüpheli, sanık, müşteki ve mağdur taraflara ilke odaklı hukuki destek sunmaktayız.
Ceza Yargılamasının Aşamaları ve Sunulan Hukuki Hizmetler
Ceza süreci, yetkili makamların suçu öğrenmesinden kararın kesinleşmesine kadar üç temel evrede yürütülür. Büromuz tüm bu süreçlerde aktif savunma ve hak takibi yapmaktadır:
Soruşturma Aşaması (Kolluk & Savcılık): İfade alma, gözaltı, arama, el koyma, adli kontrol ve tutuklama gibi özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirlere karşı hukuki müdahale. Dosyadaki delillerin hukuka uygunluğunun denetlenmesi ve takipsizlik (KYOK) kararı alınması yönünde strateji geliştirilmesi.
Kovuşturma Aşaması (Mahkeme Duruşmaları): İddianamenin kabulü ile başlayan süreçte Asliye Ceza ve Ağır Ceza Mahkemelerinde sanık müdafilliği veya müşteki vekilliği. Duruşma katılımı, tanık çapraz sorguları, bilirkişi raporlarına itiraz ve esas hakkında savunma hazırlanması.
Kanun Yolu Aşaması (İstinaf & Temyiz): Yerel mahkemelerce verilen mahkûmiyet veya beraat kararlarına karşı Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) ve Yargıtay (Temyiz) nezdinde hukuki denetim başvurularının yapılması, Yargıtay emsal kararları ışığında detaylı dilekçelerin yazılması.
Hangi Durumlarda Ceza Avukatına Başvurulmalıdır?
Hak kayıplarını önlemenin temel yolu, adli mercilerle temas kurulan ilk andan itibaren profesyonel destek almaktır. Şu durumlarda vakit kaybetmeden iletişime geçilmesi önerilir:
Emniyet veya Jandarmadan ifade çağrısı (davetiye) geldiğinde,
Gözaltı, yakalama veya adli kontrol tedbiri uygulandığında,
Hakkınızda suç duyurusunda bulunulduğunu öğrendiğinizde veya bir suçun mağduru olduğunuzda,
Tutukluluğa itiraz, HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması), ceza ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara başvuru süreçlerinde,
Mahkemece verilen cezanın İstinaf veya Yargıtay aşamasında bozulması istendiğinde.
Başlıca Çalışma ve Suç Tipleri
Büromuz, ceza hukukunun özel ihtisas gerektiren aşağıdaki suç tiplerinde teknik ve pratik uzmanlığa sahiptir:
Ekonomik ve Bilişim Suçları: İhaleye fesat karıştırma, nitelikli dolandırıcılık, zimmet, irtikâp ve bilişim sistemleri kullanılarak işlenen suçlar.
Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları: Uyuşturucu madde ticareti ile kişisel kullanım için uyuşturucu bulundurma arasındaki hukuki ayrımın (kastın) somut delillerle analizi, delillerin hukuka uygun olup olmadığının araştırılması ve ispatı.
Malvarlığına ve Şahsa Karşı Suçlar: Kasten/taksirle öldürme ve yaralama, hırsızlık, yağma (gasp), güveni kötüye kullanma ve şantaj.
Kamusal ve Cinsel Suçlar: Görevi kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik, cinsel saldırı, cinsel taciz ve çocukların cinsel istismarı suçlamalarında savunma yönetimi.
Akademik Birikim ve Yayımlanan Ceza Hukuku Kitaplarımız
Pratik savunma tecrübemizi akademik çalışmalarla destekliyor, ceza hukuku literatürüne kazandırdığımız eserlerle yargı uygulamalarını yakından takip ediyoruz. Seçkin Yayınevi tarafından yayımlanan basılı kitaplarımız:
(Galatasaray Üniversitesi Ekonomi Hukuku Yüksek Lisans programı kapsamında hazırlanan "İhaleye Fesat Karıştırma Suçları" tez çalışmamız, ekonomik ceza hukuku dosyalarındaki akademik yaklaşımımızın temelini oluşturmaktadır.)
Faaliyet ve Hizmet Bölgelerimiz
Fiziki merkezimiz Tekirdağ Süleymanpaşa’da bulunmakla birlikte, ceza dosyalarının aciliyeti ve niteliği doğrultusunda aşağıdaki bölgelerde aktif soruşturma ve dava takibi yürütülmektedir:
Tekirdağ: Süleymanpaşa, Çorlu, Çerkezköy, Kapaklı, Ergene, Malkara ve tüm ilçe adliyeleri.
Trakya Bölgesi: Edirne ve Kırklareli Merkez ile ilçe adliyeleri.
İstanbul: Çağlayan (İstanbul), Bakırköy, Anadolu (Kartal) ve Küçükçekmece Adliyeleri.
Ceza Hukuku Sıkça Sorulan Sorular
Kollukta (Polis/Jandarma) verilen ifade sonradan değiştirilebilir mi?
Kollukta müdafi (avukat) huzurunda verilmeyen ifadeler, hakim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Ancak ilk ifadenin usulüne uygun alınması durumunda çelişkili beyanlar aleyhe değerlendirilebileceğinden, ilk ifadeden itibaren avukat hukuki yardımından yararlanmak kritiktir.
Tutuklama kararına karşı ne kadar sürede itiraz edilebilir?
Tutuklama kararına karşı, kararın yüzünüze okunduğu veya tebliğ edildiği tarihten itibaren 2 hafta içinde kararı veren hakimliğe itiraz dilekçesi sunulmalıdır.
Danışmanlık ve acil durum randevusu nasıl alınır?
Gözaltı, ifade alma ve tutuklama gibi acil durumlarda iletişim numaralarımız üzerinden doğrudan büromuza ulaşabilir; diğer ceza hukuku incelemeleri için online veya yüz yüze randevu oluşturabilirsiniz.